Prof. Dr. Ufuk TÜREN
Giriş
Girişimcilik, belirsizlik, karşılıklı bağımlılık ve doğrusal olmayan değişimlerle tanımlanan dinamik ortamlarda kendine hayat bulan bir olgudur. Pazar koşulları aniden değişebilmekte, müşteri tercihleri teknolojik altyapılarla birlikte evrilebilmekte ve rakiplerin tepkileri, girişimcilerin karar süreçlerini etkileyen geri besleme döngüleri yaratabilmektedir. Bu koşullarda doğrusal akıl yürütme gerekli olsa bile çoğu zaman yeterli olmamaktadır. Bu kapsamda; sistem düşüncesi, yapıların, ilişkilerin ve dinamik süreçlerin birlikte değerlendirilmesini sağlayarak girişimci muhakemesini güçlendiren tamamlayıcı bir çerçeve sunabilmektedir. Son dönem araştırmalar, girişimciliği karmaşık uyarlanan sistemler (complex adaptive systems) içinde gelişen bir olgu olarak konumlandırmaktadır (Lichtenstein, 2014: 144). Genellikle yeni girişimlerin, tekil kararlardan değil, bilişsel, çevresel ve yapısal unsurların sürekli etkileşiminden doğduğu düşünülmektedir. Bu yaklaşım, girişimcilik alanında erken dönemde yapılan ve girişimciliği sistemsel ilişkiler ile fırsat yapılarının belirlediğini savunan teorik katkılarla örtüşmektedir (Venkataraman, 1997).
1. Sistemsel Bir Perspektiften Girişimci Bilinci
Fırsat değerlendirmesi sistemsel muhakemenin özellikle değerli olduğu bir alan olarak bilinmektedir. Girişimciler, belirsizlik altında sürekli evrilen bilgi örüntülerini anlamlandırmak zorundadır. Bulgular, bilgi kaynakları arasındaki ilişkisel yapıları algılayabilen girişimcilerin fırsatları daha isabetli değerlendirdiğini göstermektedir (Grégoire, Barr & Shepherd, 2010). Girişimci bilinci araştırmaları ayrıca kararların tekil değil, çevresel göstergelerin yapısal bütünlüğüne dayandığını vurgulamaktadır (Mitchell et al., 2002). Bu bakış açısı, “davranışı yapının belirlediği” yönündeki sistem düşüncesi ilkesini desteklemektedir.
2. Öğrenme, Uyarlama ve Döngüsel Zihinsel Modeller
Girişimsel öğrenmenin doğrusal bir süreç olmadığı kabul edilmektedir. Cope (2005), öğrenmeyi deneyimleri yorumlayan ve girişimcinin zihinsel modellerini yeniden organize eden dinamik bir süreç olarak acıkmakta; Corbett (2007) ise fırsat keşfinin geri besleme temelli döngüsel bir süreç olduğunu ifade etmektedir. Bu yaklaşımlar, sistem düşüncesinde tanımlanan öğrenme döngüleriyle birebir uyumludur. Bu nedenle sistem düşüncesinin, girişimcilerin değişen koşullara daha etkin uyum sağlamasını destekleyen bir çerçeve sunabileceği akla gelmektedir.
3. Belirsizlik Altında Dinamik Karar Verme
Girişimcilik ortamları gecikmeler, birikimler ve pekiştirme/dengelenme döngüleri içermektedir. Sterman (2000: 19-30) insanların bu tür sistemleri sezgisel olarak sık sık yanlış yorumladığını ortaya koymuştur. Hmieleski ve Baron (2009) ise girişimcilerin bilişsel yanlılıklarının belirsizlikle etkileşerek karar kalitesini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Sistem düşüncesi araçları bu tür bilişsel hataları azaltmaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Bianchi, Winch ve Cosenz (2015) geri besleme yapılarını modellemenin girişimsel planlama ve strateji geliştirmeyi güçlendirdiğini göstermektedir. Kavramsal çalışmalar da bu durumu desteklemektedir. Türen (2020), geri besleme mekanizmaları, kaynak akışları ve yapısal ilişkilerin karmaşık ortamlarda stratejik muhakemeyi nasıl etkilediğini açıklayan sistem düşüncesi tabanlı bir strateji bakış açısı sunmaktadır.
4. Girişimcilik Bir Karmaşık Sistem Olarak
Karmaşıklık bilimi, girişimcilik süreçlerinin doğrusal olmayan değişim, ortaya çıkış, birlikte evrim ve kendiliğinden düzenlenme gibi özellikler taşıdığını göstermektedir (Lichtenstein, 2014; 107-130). Girişimcilik araştırmalarında temel karmaşıklık perspektifi, McKelvey (2004) tarafından ortaya konmuş; bu çalışma, girişimsel olguları denge odaklı modeller yerine karmaşıklık bilimi çerçevesinde konumlandırmıştır. Örgütsel davranış literatürü de geri besleme, yol bağımlılığı ve doğrusal olmayan süreçlerin örgütsel sonuçları belirlediğini ortaya koymaktadır (Morel & Ramanujam, 1999). Bu bulgular, girişimciliğin sistemsel analizden önemli ölçüde fayda sağlayabileceğini göstermektedir.
5. Ekosistemler ve Sistemsel Fırsat Alanları
Girişimcilik ekosistemleri; kurumlar, ağlar, kültür, yetenek havuzları ve teknoloji altyapılarının karşılıklı bağımlılık içinde işlediği yapılar olarak bilinmektedir. Autio ve arkadaşları (2014) ekosistemleri; bilgi, teşvik ve altyapı akışlarıyla şekillenen sistemler olarak tanımlarken, Roundy, Bradshaw ve Brockman (2018) ise ekosistemlerde avantaj elde etmenin sistemsel farkındalıkla mümkün olduğunu göstermektedir. Bu nedenle sistem düşüncesi, ekosistem düzeyindeki fırsatların daha derinlikli analizini mümkün kılabilmektedir.
6. Karmaşıklık Farkındalığına Dayalı Girişimsel Uygulama
Sistem düşüncesinin belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak yerine girişimcilerin yapısal duyarlılığını artırabileceği görülmektedir. Bu duyarlılık, örüntüleri fark etmeyi, geri beslemeleri yorumlamayı ve doğrusal olmayan ilişkilere ve gecikmelere dikkat etmeyi sağlamaktadır. Bu da girişimcilerin uyum sağlama kapasitesini ve karar kalitesini güçlendirebilmektedir.
Sonuç
Girişimcilik belirsizlik, karşılıklı bağımlılık ve öngörülemez değişimi içeren karmaşık bir süreç olarak bilinmektedir. Ancak girişimsel bilinç, dinamik karar verme, ekosistem teorisi ve örgütsel davranış alanlarındaki çalışmalar, ilişkileri çözümlemenin ve geri besleme süreçlerini anlamanın girişimsel muhakemeyi güçlendirebileceğini göstermektedir. Sistem düşüncesi klasik doğrusal bakış açılarının aksine kesinlik aramak yerine; karmaşıklığı daha doğru okumayı ve daha uyarlanabilir, bağlama duyarlı stratejiler geliştirmeyi destekleyen tamamlayıcı ve yol gösterici bir zihinsel çerçeve sunmaktadır.
Bu çerçevede OSTİM Teknik Üniversitesi, sistem düşüncesini hem lisans hem lisansüstü düzeyde sunduğu “İşletme Dinamikleri” ve “Sistem Düşüncesi ve İşletme Dinamikleri” dersleri aracılığıyla eğitim modelinin merkezine yerleştirmektedir. Bu yaklaşım, üniversitenin yenilik, girişimcilik, sanayi ile bütünleşme ve toplumsal etkiyi merkeze alan 3. Nesil Üniversite vizyonunun doğrudan bir yansımasıdır. Söz konusu dersler, öğrencilerin karmaşık sistemleri analiz etmesini, dinamik iş modelleri oluşturmasını ve stratejik kararların uzun vadeli etkilerini öngörmesini sağlayarak girişimcilik kapasitesini güçlendirir. Geri besleme döngülerinin incelendiği uygulamalar, sistem simülasyonları ve gerçek dünya senaryoları üzerinden yapılan çalışmalar; yapısal farkındalığı, uyarlanabilir düşünmeyi ve girişimci öngörüyü geliştiren kritik araçlar sunar. Bu sayede OSTİMTECH, girişimcilik ve teknoloji geliştirme odaklı eğitim anlayışını sistem düşüncesiyle somutlaştırmakta ve karmaşık ekonomik-teknolojik ekosistemlerde değer yaratabilen profesyoneller yetiştirme iddiasını güçlendirmektedir.
Referans
Autio, E., Kenney, M., Mustar, P., Siegel, D., & Wright, M. (2014). Entrepreneurial innovation: The importance of context. Research Policy, 43(7), 1097-1108. https://doi.org/10.1016/j.respol.2014.01.015
Bianchi, C., Cosenz, F., & Marinković, M. (2015). Designing dynamic performance management systems to foster SME competitiveness according to a sustainable development perspective: empirical evidences from a case-study. International Journal of Business Performance Management, (16) 1, 84-108 https://doi.org/10.1504/IJBPM.2015.066042
Cope, J. (2005). Toward a dynamic learning perspective of entrepreneurship. Entrepreneurship Theory and Practice, 29(4), 373-397. https://doi.org/10.1111/j.1540-6520.2005.00090.x
Corbett, A. C. (2007). Learning asymmetries and the discovery of entrepreneurial opportunities. Journal of Business Venturing, 22(1), 97-118. https://doi.org/10.1016/j.jbusvent.2005.10.001
Morel, B. & Ramanujam, R. (1999) Through the Looking Glass of Complexity: The Dynamics of Organizations as Adaptive and Evolving Systems. Organization Science, 10(3):278-293. http://dx.doi.org/10.1287/orsc.10.3.278 Grégoire, D. A., Barr, P. S., & Shepherd, D. A. (2010). Cognitive processes of opportunity recognition: The role of structural alignment. Organization Science, 21(2), 413-431. https://doi.org/10.1287/orsc.1090.0462
Hmieleski, K. M., & Baron, R. A. (2009). Entrepreneurs' optimism and new venture performance: A social cognitive perspective. Academy of Management Journal, 52(3), 473-488. https://doi.org/10.5465/amj.2009.41330755
Lichtenstein, B. (2014). Generative Emergence: A New Discipline of Organizational, Entrepreneurial and Social Innovation. New York: Oxford Univ. Press
McKelvey, B. (2004). Toward a complexity science of entrepreneurship. Journal of Business Venturing, 19(3), 313–341. https://doi.org/10.1016/S0883-9026(03)00034-X
Mitchell, R. K., Busenitz, L., Bird, B., Gaglio, C. M., McMullen, J. S., Morse, E. A., & Smith, J. B. (2002). Toward a theory of entrepreneurial cognition. Entrepreneurship Theory and Practice, 27(2), 93–104. https://doi.org/10.1111/1540-8520.00001
Roundy, P. T., Bradshaw, M., & Brockman, B. K. (2018). The emergence of entrepreneurial ecosystems. Journal of Business Research, 86, 1–10. https://doi.org/10.1016/j.jbusres.2018.01.032
Sterman, J. D. (2000). Business Dynamics: Systems thinking and modeling for a complex world. McGraw-Hill.
Turen, U. (2020). Systems thinking based strategy development. In Y. Ercil & C. Baskici (Eds.), Systems and systems thinking (pp. 49–83). Trafford Publishing
Venkataraman, S. (1997). The distinctive domain of entrepreneurship research. In Katz J. and Brockhaus, R. (Eds), Advances in Entrepreneurship, Firm Emergence and Growth. Greenwich, CT: JAI Press, 3, 119–38. https://doi.org/10.1108/S1074-754020190000021009